Arkadaşım Annesini Siktirdi Bana

Sexs Hikayeleri İsveçli karım Karoline ile üç yıllığına Türkiye’ye gelip yerleştiğimizde bir senelik evliydik. On seneden beri İsveç’te yaşıyordum ve bir İsveç firması Türkiye deki işlerinin başına geçici olarak geçmemi istediğinde ikimiz de sevinmiştik buna.

Ben bir süre de olsa kendi ülkemde bulunacağım için; Karoline ise daha önce sadece bir kere benimle beraber geldiği ve egzotik bulduğu bir ülkede bir süre yaşayacağı için. Firma Leventte bir Villa tutmuştu bizler için. Büyük modern ve lüks bir evdi bu. İşyerim de bir hayli yakındı. Kısacası hayatımdan memnundum.


O akşam karımla beraber evin yüksek ağaçlarla çevreden kopmuş arka bahçesinde oturuyorduk. Hava sıcaktı. Eve gelir gelmez soyunmuş ve üstüme sadece bir şort geçirmiştim. Karoline’nin üzerinde de incecik ve kısacık bir şortla, küçük bir büstiyer vardı. Elimde viski bardağı şezlonga yarı uzanmış onu seyrediyordum.

Gerçekten müthiş güzel bir kadındı karım. Vücut yapısı tam bir İsveçlinin olması gerekli olduğu gibiydi. Uzun boylu ve uzun bacaklı. Yüzü belki bir resim kadar güzel değildi ama müthiş çekiciydi. Şehvetli bir ifadesi vardı. Sapsarı saçları omuzlarına kadar iniyordu. Büstiyerinin altından tüm hatlarıyla belli olan memeleri dimdik, kütür kütür sert ve eksiksiz olması gerekli olduğu büyüklükteydiler.

Beli inceydi. Kalçaları ise geniş. Şimdi böyle otururken görünmüyordu ama götünün onun vücudunun en güzel yerlerinden biri olduğunu çok iyi biliyordum. Kalçalarının yuvarlaklığı başdöndürücüydü. Üst taraflarındaki gamzeler bu yuvarlakları daha da çekici bir hale getiriyordu. Akdenizli bir erkeğin zevklerine sahip olduğum için ona tav olmamın nedenlerinden birisi de götüydü. Bacakları ise söylediğim gibi alabildiğine uzun ve güzeldiler.

Ne fazla küçük ne de fazla büyük ayakları da resim kadar güzel ve tahrik ediciydiler. Bütün bu saydıklarıma bir de teninin pürüzsüz yumuşaklığıyla beyazlığını eklemek gerekiyordu tabii. Kısacası gerçekten tam bir fırtınaydı karım. “Biliyor musun sevgilim?” dedi birden, “Bu ülkenin en enteresan yanı, onu gerçekten enteresan yapan özelliği, ne güneş ne de tarihi hazineleri.” dedi.

Elindeki buzlu viski bardağını yanağına dayamış bana bakıyordu. Doğrusu ne söyleyeceğini merak etmiştim. Sesimi çıkarmadan devam etmesini bekledim. “Bu ülkede güneş de bol, tarih de. Ama daha bol olan şey Sik.” diye devam etti. “Nasıl yani?” diye sordum şaşkınlıkla. “Yani burda en bol şey Sik demek istiyorum sevgilim. Her yerde bol bol Sik var. Yeteri kadar boşaltılmadıkları için ikide birde kalkan Sikler var bol bol.” dedi. “Bunu nereden biliyorsun sen?” diye sordum. “Ama sevgilim bunu bilmemek için kör olmak gerekli.

Bir kadınım ben. Erkekler nasıl bayanlara bakarak Siklerini kaldırıyor ve onları sikmek istiyorlarsa, bayanlar da Sik kaldırmayı severler. Benim gözümle baktığında bu kadar çok Siki birden aynı anda kaldırabilmek inanılmaz hoş. Bundan beni beğendiklerini, vücudumu arzuladıklarını anlıyorum. Daha doğrusu beni sikmek istediklerini. Bu da çok hoşuma gidiyor. Sikleri kalkıyor ve beni gözleriyle sikiyorlar.” dedi.

Öyle şaşırmıştım ki bir süre konuşamadım bile. Sonra birden müthiş bir şeyin farkına vardım. Sikim kalkmış ve şortuma sığmaz hale gelmişti. Bu daha da çok şaşırttı beni. Neler oluyordu bana. “Şaşırmış gibisin? Ama görüyorum ki senin de hoşuna gitmiş söylediklerim.” dedi karım, “Baksana nasıl kalktı Sikin.” diye devam etti. Sesimi çıkarmadım. Söyleyebileceğim bir şey yoktu. O da daha fazla konuşmadı. Ama yavaşça kalkıp yere bacaklarımın arasına oturdu.
Sonrada elini uzatıp Sikimi tuttu. Ne kadar çok heyecanlanmış olduğumu bu şekilde biraz daha iyi anladım. Neredeyse patlayacaktı Sikim. Uzun parmaklarıyla şortumun önünü açtı. Artık zonklamakta olan Sikim şimdi elindeydi.

Sonra biraz eğilip, Sikimin başını yalamaya başladı. Gözlerimi kapatıp kendimi ona bıraktım. İçim çekiliyordu. Ağzı aralanıp dudakları sikimin üstüne kapandığında kendimi fazla tutamayacağımı anladım. Sıcacık kıpır kıpırdı ağzının içi. Gözlerimi kapadım. O anda hayalimde müthiş bir resim canlandı. Karım sokakta kalabalığın içindeydi ve çevresinde Sikleri kalkmış bir yığın erkek vardı. Birden belim gelmeye başladı.

İnanılmaz bir şiddetle tohumlarımı ağzına fışkırtıyordum. O da büyük bir iştahla yutuyordu hepsini. Kendimi zevkten bayılma noktasında hissediyordum. Vizelerimiz başlamıştı. Ayşe ile sık sık bir araya gelip ders çalışıyorduk. Bazen evine gidip ailesinin yanında ders çalışıyorduk. Yine öyle bir günde Ayşe’lere gittim. Annesi ve babasının acil işi çıktı ve gitti.

Kazağının üzerinden göğüslerini okşamaya başladım. “Senin olmak istiyorum.” dedi. “Emin misin” dedim. “Evet, eminim…” dedi. “Aşık olduğum insana teslim etmeyeceğim de kime teslim edeceğim kendimi… Yalnız bakireyim, hayatımda hiç seks yapmadım. Canımı yakma.” dedi. Ayşeyi hızlı bir biçimde soydum. Vücudu Pelin ve Fatma kadar düzgün değildi.

Biraz balık etliydi, kısa boyluydu. İlk defa bakire birini sikecektim. Amcığını yalamaya başladım. Dilimi içinde gezdiriyordum. Ayşe inlemeye başladı. Bu şekilde 15 dakika yaladım ve boşalttım. Yarrağımı hafif yaladım ve amcığına dayadım. Hafif ittirdim. Tam çığlık atacakken dudağına yapıştım. Sadece ucu girmişti.

Biraz bekledim. Hafif geri çekip tekrar ittirdim. Bağırmaması için dudağına yine yapıştım. Acı çektiği yüzünden belli oluyordu. Az daha ittirip gitgel yapmaya başladım. Yarrağım amcığında çok zor hareket ediyordu.
Daracıktı. O sırada amcığından kan sızıyordu. Ayşeye söylemedim ve yarrağın yarsını gitgel yapmaya devam ettim. Hepsini sokmaya cesaret edemedim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir