Ana Gibi Yar Olmaz 5

Bugün izin günlerimden ve ben yaşadıklarımı hatıralayıp anlatmak için saatlerdir mesai yapıyorum. Öyle sik elinizde okurken hemen boşalmaya çalışmayıp zamana yayın iyice tadını çıkara çıkara okuyarak kendinizi tatmin edin. Okuyup boşalan varsa bunun değerini bilsin beyler 😉 Kişileri ve olayları anlamak için önceden yazdığım “ANA GİBİ YAR OLMAZ 1-2-3-4”  serisini okumanızı tavsiye ederim. Bu seri artık ismini çoktan aştı ama ilk yaşadıklarımın hatırına değiştirmiyorum adı. Sabah başladım yazmaya ve arada eşim Ceyda ve baldızım Mine’yle grup yaptım. Birinin amına diğerinin götünün içine boşaldım. Şimdi yazmaya devam ediyorum ve annem Sex Hikayeleri Aysun çalışma masamın altında yarrağımı emip beni rahatlatmaya çalışıyor ve annelik-kadınlık görevini yapıyor.

Haydi artık geçeyim devamını anlatmaya. Hastanede doktor olarak çalışıyorum ve 28 yaşındayım. Annem Aysun, eşim Ceyda, baldızım Mine, kaynanam Yasemin ve dövmeci kadın Suzan ile ilgili detayları vermeye kalksam burada sadece onlar için bir sayfadan fazla özet geçmem gerekir. Sonuç olarak her biri benim kadınım, sadece Suzan düzenli olarak siktiğim ve sahiplendiğim biri değil. En son kaldığım yere gelecek olursam, geçtiğimiz sene hastanede 24 yaşında Polen isminde esmer güzeli fit bir kızla tanıştım ve onu da gözüme kestirmiştim. Sevgilisi çelimsiz Mert ile de karşılaşınca kesinlikle bu kızı haremime katmaya niyetlendim. Polen 170 cm boyunda hafif koyu esmer tenli, kahverengi saçları olan 60 kilo fit (84-63-89) bir kızdı. Bir gün onu öğle arasında odama çağırdım. Bana hayranlık duyduğunu bildiğim için rahatça flört ediyordum ve güzel bir kız olduğunu söylüyodum. Etkileniyordu ama hem benim eşim ziyaret ettiğinden (ve yüzükten) evli olduğumu biliyordu hem de kendi erkek arkadaşı vardı ve ona ihanet etmek istemiyordu. Çok fazla üstüne gitmedim ve çok lüks bir mekanda eşime doğum günü partisi düzenlediğimi isterse erkek arkadaşıyla beraber gelebileceğini söyledim. Bunun için çağırdığımı ve gelmek isterse bana gün içinde söyleyebileceğini de söyledikten sonra biraz rahatlamış bir şekilde teşekkür etti ve çıktı. Parti gerçekti ve bunu bir fırsat olarak kullanmayı planlıyordum. Porno Hikaye Mesaisinin sonlarına doğru Polen heyecanla odama geldi ve geleceklerini söyledi. İlk aşama tamamdı.

Bu dönemlerde baldızım Mine’yle ve kaynanam Yasemin’le tamamen korunmasız seks yapmaya başladık. Kayınpederimin durumu kabullenmesi üzerine onlara gidip o evdeyken ikisinden birini veya ikisini birden siktiğim oluyordu. Kaynanamın isteğiyle, onu sikeceğim bir zaman kayınpederimi zorla odaya soktuk ve gözlerinin önünde sikişirken “İşte gerçek bir erkek böyle siker. Acımaz amını götünü dağıtır. Ağzını yüzünü siker. Sen işe yaramaz erkek müsveddesinin tekisin” gibi epey pis bir dille konuşuyordu kayınpederime karşı. Ben de daha çok gaza geliyordum ve yarrağı kökledikçe köklüyordum. Kayınpederim yatağın karşısında durmuş, gözlerinin önünde 30 yıllık karısının öyle sikilirken ondan böyle korkunç şeyler duyduğunda adamın resmen ruhunu siktiğimi hissettim. Adam oraya yığıldı ve hıçkırarak ağlamaya başladı. Kaynanam ise zevk dolu inlemelerini arttırarak onu daha çok sikmemi istiyordu. Ve bu beni kötü bir insan mı yapar bilmiyorum ama bu beni babama yaptıklarımdan sonra en çok azdıran ikinci şeydi. Yaparsa da yapsın yani hiç umurumda değildi. İçimde dolan bu bambaşka tatmin bana Polen’i erkek arkadaşı önünde elde etmem gerektiğine ikna etti… Sanırım o zamanlarda baldızım Mine’yi de hamile bırakmıştım. Bu annemden olan Alara ve eşimden olan Rüzgar’dan sonra üçüncü çocuğum olacaktı (yakın bir zamanda doğdu, ismini Nisan koyduk) . Baldızımdan yaklaşık 1 ay sonra eşim de ikinci kez hamile kaldı, şu anda karnı burnunda doğurmak üzere. Annemden pek bahsetmedim ama onunla da düzenli olarak seviştik. Hep seviştik hala daha sevişiyoruz (ara verdim yazmaya ve annemi evire çevire sikerek inlete inlete boşalttım). Annem 51 yaşında ve korunmasız bir şekilde sikişiyoruz. Ondan bir çocuğum daha olmasını istiyorum. Baldızım ise alet takılı bir şekilde korunmakta, eşime de doğurduktan sonra taktıracağız. Dövmecimiz Suzan zaten kısırmış ondan bir çocuk olması imkansız. Kaynanam ile korunmuyoruz ama o da menopoz geçirdi ve ondan da çocuk olması mümkün değil. Annemden istediğim ikinci çocuğum ve Polen’den yapmayı planladığım çocukla toplam 6 çocuk ve 6 kadınım olacaktı, en azından plan buydu.

Yeter artık detaylardan konuştuğum. Polen’le erkek arkadaşını davet ettiğim doğum günü partisine geri dönelim. Parti günü geldi çattı ve ben bu sürede hiçbir kadınıma böyle bir planım olduğundan falan bahsetmedim. Lüks bir yer olduğu için Polen ve sevgilisi Mert çok şık gelmişlerdi. Polen’in üzerinde bembeyaz dar bir elbise vardı ve hatlarını belli ediyordu. Tecrübeme dayanarak vücut ölçülerinin yaklaşık 85-65-90 olduğunu düşünmüştüm (gerçeği 84-63-89 iken epey bir yaklaşmışım). Onu avını inceleyen bir aslan gibi süzüyordum. Annem yanıma yaklaştı ve kulağıma “seni ne zaman doyuracağız ben artık bilmiyorum” dedi ve taşaklarımı avuçlayarak gülerek uzaklaştı. Bu doyumsuzluğun ben de farkındaydım ama eksikliğini hissettiğim 1 kadın daha vardı sadece. Onu da hedefime almış bekliyordum. Eşimin doğum gününde hareme başka bir kadını daha ekleyecektim. Hem de erkek arkadaşı yanındayken. Bu düşüncelerle taş gibi olmuş sikimle gecenin ilerleyen saatlerinde Polen’le sevgilisi Mert’in yanına gittim konuşmaya başladım. Çok eğlendiklerini ve çok iyi atıştırmalıkların olduğunu falan geveledi çelimsiz Mert. Teşekkür etmeye çalışıyordu. Ben onu neredeyse hiç dinlemiyordum ve istekli gözlerle Polen’i baştan aşağı inceliyordum. Çocuğa basit cevaplar verdim ve Polen’in kulağına yaklaşıp “Sikim senin için kazık gibi oldu. Nasıl olduğunu merak ediyorsan tuvaletin orada olucam” dedim. Yıllardır birçok kadınla beraber olmanın, son derece fit ve yeteri kadar kaslı bir vücuda sahip olmanın, iyi prestijli bir mesleğe sahip olmanın ve ailelerden gelen miraslarla beraber epey varlıklı biri olmanın verdiği özgüven birleşmiş ve kızı sadece yaklaşmam, duruşum, bakışımla ve bu kadar direkt sözlerle orada eritmiştim. Bunu söyleyip çekildiğimde utanmış bir şekilde sikime baktı ve arkamdan geleceğini anladım. Tuvaletlerin oraya gittim ve gelmesini bekledim. Birkaç dakika sonra geldi ve tuvalete girip yiyişmeye başladık. Daha önce hiç sikildin mi diye sorduğumda önceki erkek arkadaşıyla birkaç kere yaptığını söyledi (kan gelecek mi gelmeyecek mi merak ediyordum). Sonra elimi amına attım ve sırılsıklam olmuştu. Kaya gibi sert sikimi eline verdim ve gözleri açıldı. İlk kez böyle bir yarrak görüyordu suratından anladığım kadarıyla. “Hadi diz çöküp tadına bak” dedim ve gözlerini sikimden ayırmayarak sanki ona aşık olmuş gibi aşağıdan baktı. Taşaklarımı ağzına aldı ve sikim gözlerinden birini kapatıp alnına kadar gelmişti. Sonra yavaş yavaş sikimi ucuna kadar yaladı ve başından itibaren ağzına sokmaya başladı. Biraz alışmasını bekledikten sonra ellerime kafasından tutup ağzını sikmeye başladım. Gözlerinin içinde gördüğüm bir teslimiyetti. Beni kendisinin efendisi olarak şimdiden görüyordu bile. Daha sonra kaldırdım ve içine girdim. Alkollü olmamızın etkisiyle sanırım pek alıştırmadan sert girmişim. Çok tecrübeli olmadığı için daha ağırdan alayım derken kan gelmeye başladı. Meğer bakireymiş ve bana yalan söylemiş. Utanmıştı ama ben bundan hoşlandığımı söyledim. Sana ilk sahip olan erkek benim ve artık benimsin şeklinde konuşuyordum ki o sırada kapı açıldı. Kitlemeyi unutmuşuz. Erkek arkadaşı Mert merak etmiş bakmaya gelmiş ve karşımızdaydı. Çocuk kendine güvenen bir tip değildi ve zaten zayıf minyondu. Yine de çekinerek içeri girdi hesap sormaya çalıştı ne yapıyorsun sen diye. Ben kızın içinden hiç çıkmadan onu kucağıma aldım ve ayakta onu taşırken sikerek kapıya kadar gidip kapattım ve kitledim. Polen sikilmenin doruklarında erkek arkadaşına “hayatım özür dilerim. Dayanamadım meraktan geldim. Siki kocaman seninkinin iki katından büyük ve kalın. Biliyorum sana sadece oral yaptım evlenince bekaretimi veririm dedim ama böyle bir erkek görünce tek aklıma gelen bu siki içime almak oldu” şeklinde cümleler kuruyordu. Mert bu duyduklarından sonra hiç beklemediğim şekilde pantolonunu indirdi ve masturbasyon yapmaya başladı. Ben evlenmeyi düşündüğü kızı çatır çutur sikiyordum ve kız adeta onunla dalga geçiyordu sikimde zıplarken. O bunlardan etkilenmişti ve sikiyle oynuyordu. Gerçekten de çocuğun en fazla 10 cm’di siki. Hatta daha da kısaydı ve incecik bir şeydi kendisi gibi. Polen’in kızlığını tuvalette almıştım ve erkek arkadaşının önünde inleterek sikiyordum. Harika bir tatmin duygusuyla içine boşaldım ve Mert’de yere boşaldı. Sonra Mert’in yanına gittim ve “Sikimden kız arkadaşının tadına bakmak ister misin? Çünkü başka türlü artık ona dokunamazsın” dedim. İçimde başka bir fantezi olan erkek sikme ve onu sike sike kadın yapma, üstünlüğümü kanıtlama gibi bir istek de vardı son zamanlarda gelişen. Dürüst olmam gerekirse bunu hiçbir zaman gerçekleştirmeye çalışacağımı düşünmemiş ve fantezi olarak kalmasını bekliyordum.

Ama Bunu denemek için az önce benim sevgilisini sikmemden etkilenen bir gavattan daha uygun bir aday olamazdı. Polen heyecanla bakıyordu ne yapacak diye ve Mert endişeli ve titrek bir şekilde sikimi yaladı. Polen tahrik olmuş olacak ki yanına geldi ve “çok güzel değil mi? Şunun ihtişamına bak. Böyle bir sik varken senin gibi kendini erkek sananlar ancak bu şekilde amın tadına bakarlar” dedi. Bu sözle ve Mert’in yalamasıyla tekrar azdım ve inmekte olan yarrağım tekrar şahlanmaya başladı. Polen kalktı ve bana sarılarak Mert’e doğru baktı. Mert yalamayı kesmiş ve bize doğru bakıyordu. Bir elimle Polen’i götünden avuçlayarak kavradım ve diğer elimle kalkmış sikimi Mert’in dudaklarına dayadım. Bir şey söylememe gerek yoktu. Ne istediğim gayet açıktı. Mert ağzını araladı ve saçından tutup sikime doğru çekerek boğazına kadar bir anda soktum. Ondan sonra bu hareketi birkaç kez tekrarladım. Bıraktığımda Mert nefes nefese kalmıştı ve ağzını sildi. Polen erkek arkadaşına gülüyordu ve ben de onun götüne şaplak atarak eşlik ediyordum. Sonra sikimi işaret ettim ve Mert eliyle düzelterek pozisyon aldı. Benim zorlamam olmaksızın bana sakso çekmeye başladı. Ben de bu esnada Polen’le ateşli bir öpüşme yaşıyordum. Bir süre sonra iyice alışmıştı. Bir elini bacağıma koydu bir eli taşaklarımdaydı ve sikimi vakumluyordu arada dilini de kullanıyordu. Ben Polenin lavabodaki telefonuna uzandım ve Mert farketmeden birkaç foto ile kısa bir video çektim. Gözünü kapamıştı ve anlamadı çektiğimi. Kısa süre sonra tekrar boşalacaktım ve çıkarıp Mert’in ağzına yüzüne boşaldım. Tüm bunlar sanki ona zevk vermişti. Çünkü küçük sikine hiç dokunmadığı halde tekrar kalkmıştı. Sonra o tuvaletten çıktık ve bizimkiler olanları anlamıştı. Mert’in ağzını siktiğimi anlamamışlardı belki ama Polen’in haremin yeni üyesi olduğunu biliyorlardı.

Bundan 2-3 gün sonra iş çıkışında Polen’i alıp dövme yaptırmak için Suzan’a götürdüm. Suzan artık bu kadarı da yeter gibisinden söylenirken onu da tekrar sikip içine boşaldım. Polen’in de götüne Tayfun yazdırdım ve amının 3-4 cm üstüne mührümü yaptırdım. Yeni kadınımla beraber birer kahve içmek için bir yere gittik ve ona bu dövme olayını falan detaylıca anlattım. Annem, eşim, baldızım, kaynanam ve dövmeci kadınların hepsinde mührüm olan dövmeden olduğunu duyunca çok şaşırdı. Bu kadar kadına ve hatta öz annesine sahip olan ben, onun gözlerinde bir tanrı gibi yüceliyordum. Ona haftaya bir gün evine Mert’i davet etmesini söyledim. Ben de evde olacaktım ama bunu Mert’e söylemeyecekti. Kendime son olarak bir erkeği kadınım yapmak hedefini koymuştum. Bunu Polen’e de söyledim ve karşılığında çok azdığını onu sikmemi istediğini söyledi. Polen’in evine gittik ve saatlerce hayvanlar gibi sikiştik. Kendi halinde bir stüdyo daireydi ama onun için yeterliydi. O hafta boyunca erkeklerin kadın olmaları için bir sürü şey araştırdım. Bir doktor olarak zaten hormon tedavisini vs biliyordum ama daha cinsel fantezi kısımlarına hakim değildim. Hastanedeki bağlantılarımı kullanarak yeteri kadar hormonu temin ettim ve diğer eşyaların da (chastity, plug, dildo, kremler vs vs.) bende eksik olanlarını aldım. Mert’in Polen’in evine geleceği gün yarım saat önceden geldim ve Polen’le yiyişiyorduk. O sırada Mert geldi ve Polen onu içeri alıp kapıyı anahtarla kitledi ve anahtarı bana getirdi. Mert öylece kalmıştı. “Abi ben zaten bıraktım Polen’i. O çağırdı beni buraya” şeklinde kendini açıklamaya çalışıyordu. Ben ise bunu benim istediğimi söyledim. Başta anlamadı ama kalkmış olan sikimi ortaya çıkarınca ne olduğunu anladı. Onun tek seferlik bir şey olduğunu falan söyledi ama yemezdi. Çıkarıp telefondaki görüntüleri gösterdim ve istediklerimi yapmazsa bunu etrafa yayacağımı söyledim. Köşeye sıkışmış bir şekilde bana baktı ve ona banyoda Polen’in onu bütün kıllarından arındıracağını söyleyerek banyoyu işaret ettim. Gördüğüm kadarıyla minyon fiziğinde zaten çok sayıda kılı yoktu. Sikilmeye iyice hazırlandıktan sonra ona giymesini istediğim kadın iç çamaşırlarını gösterdim. Sonra inmiş olan sikimi kaldırmasını ve sakso çekmesini söyledim. Tüm bunları odanın öteki tarafında Polen kameraya alıyordu. Başta istediğimi yapmayan Mert’e okkalı bir tokat atınca pozisyonunu aldı ve sikimi ağzına götürdü. Bir süre ağzını siktikten sonra onu kaldırıp yatakta köpek gibi pozisyon almasını istedim. Bir anlık durunca hemen tokadı yapıştırdım ve geçti pozisyonuna. Götünü iyice kremledim ve sikimi de kremledim. Yavaş yavaş götüne girmeye başladım. Acıdan yastığa kafasını gömdü ama ben de olabildiğince nazik davranmaya çalışıyordum. Onun götünü okşarken kendini rahat bırakmasını yoksa canının yanacağını söyledim. Bir süre sonra alışmış bir şekilde kafasını kaldırdı ve Polen’i elinde kamerasıyla gördü. Polen masturbasyon yaparken eski erkek arkadaşının sikilişini izliyordu. Alıştıktan sonra biraz daha hızlanmaya başladım. Mert artık hareketlerime uyum sağlıyor ve durumu kabullendiğini gösteriyordu. Polen gelip “Zaten küçücük sikin vardı. Erkekliğin şüpheliydi. Şimdi gerçek bir erkek tarafından sikiliyorsun. Şüpheli olan erkekliğinin dahi esamesi kalmadı” dedi. Ben de ona çok dar bir götü olduğunu ve çok zevk aldığımı söylüyordum. Belki böyle olması gerekiyor falan diye aklına girmeye çalıştım. Mert’in siki bunlardan kalkmıştı ve ben onu sikerken o da kendi sikiyle masturbasyon yapıyordu. Çok kısa bir sürede yatağa doğru boşaldı ve ondan sonra da ben onun içine boşaldım. Yatağa nefes nefese kendini attı. Bu sırada ben çantada bulunan östrojen hormonunu çıkardım ve Mert’in kolundan tutup enjekte ettim. O sırada karşı koyacak gücü yoktu ve sadece bu ne demekle yetindi. Ben de ona “seni kadın yapacak olan şey” diyerek cevap verdim. Biraz donuk suratla bana baktıktan sonra yatakta arkasını dönerek kısık sesle ağlamaya başladı ve ben de o esnada Polen’le öpüşüyordum. 1-2 saat sonra beraber yemek yedik ve ona sikini chastity denen kafese sokacağımı söyledim. Hala tuhaf gelse de artık tamamen olacaklara kendini bırakmış gibiydi. İstekli değildi ama kendini bırakmıştı işte. Yemekten sonra zaten küçük olan sikini daha da işlevsiz hale getirecek olan, sertleşmesine engel olacak olan kafesi Mert’e taktık. Ona artık Polen’le beraber kalacağını. Buradaki salonda uyuyacağını söyledim. Polen her gün ona hormon tedavisini uygulayacaktı ve masturbasyon programları vs hazırdı. İnternetten bulduğum video serilerini indirip Polen’in bilgisayarına atmıştım. Onları izlerken dildoları kullanarak masturbasyon yapacaktı ve sadece sikilerek zevk almayı öğrenecekti. O zamandan beri yaklaşık 8 ay geçti ve Mert’in adı artık Melis. Hormon tedavisinin etkisiyle göğüsleri hafif bir şekilde çıktı, kalçaları büyüdü, beli inceldi, cildi yumuşadı, zaten az olan kılları daha da azaldı. Resmen bir kadın oldu. Hormon tedavisine devam ediyoruz ama bunların yeterli gelmediğini düşünüp ona kocaman bir silikon taktırdım ve belinden bölgesel yağ aldırdım. Chastity’i çıkardım. Hormon tedavisinin de etkisi olacak ki artık siki daha da küçüktü ve hiçbir işe yarayamazdı. Zaten artık ben onu sikerken bir kadından farksız bir şekilde inleyip sikine hiç dokunmadan boşalıyordu. Bu süreçte saçını da uzatıp pembeye boyadığımız Melis, artık bu kimliğini tamamen benimsemiş ve benim kadınlarımdan biri olmuştu. 173cm boy 64 kilo ve 97-66-83 lik fiziğiyle en büyük göğüslü kadınım olan Melis’i Suzan’a dövme yaptırmaya götürdüm geçen gün. Onun da götüne Tayfun ismini yazdırdım. Mührümü artık işe yaramayan sikine yaptırmak istiyordum. Götündeki yazı yazıldığında Melis’e ön tarafını dön dedikten sonra dönen Melis’i gören Suzan’ın yüzündeki ifadeyi unutmam mümkün değil. “en sonunda bunu da mı yaptın…” der gibi bana bakışı imalı bir şekilde. Mühür de eski sikine yapıldıktan sonra Melis’i diğer kadınlarımın yanına götürdüm. Polen dışında kimsenin bu süreçten haberi yoktu. Eve getirdiğimde Melis’i tanımadılar. Sonra onlardan gizli bir şekilde düzenli olarak Polen’in evinde her hafta yaptıklarımı anlattığımda bana olan saygıları artık tamamen bir tapmaya dönüşmüştü.

Elbette bu süreçte sadece Melis ve Polen’le ilgilenmedim. Ama anlatmaya değer en ilginç olaylar onlarla yaşadıklarımdı. Yoksa diğer 4 kadınımı da ihmal etmiyordum. Şu anda eşimin karnı burnunda bir kızım daha olacak. Aynı zamanda Polen yeni hamile henüz 3 aylık. Polen, Melis ve Mine’ye benim villayla aynı sitede, hemen yanımdaki ve görece daha küçük villayı aldım. Baldızım Mine ve ondan olan kızım Nisan için burasının daha ferah bir yer olduğunu düşündüm. Hem çocuğum benden uzak büyüsün istemiyordum. Kendi evimizde ben, annem Aysun, eşim Ceyda, annemden olan kızım Alara ve eşimden olan oğlum Rüzgar beraber yaşıyoruz. Kaynanamın evi zaten çok uzakta değil. O da zaten çok sık gelip kalıyor bazen bizde bazen diğer evde. En büyük çocuğum Alara (annemden) henüz sadece 3 yaşında. Onların bu olanların hiçbirinden haberi yok ve onların gözünün önüne yaptığımız yanlış bir şey de olmadı. Zaten maddi imkanlarımızın çokluğundan dolayı ne annem ne eşim ne baldızım bir yerde çalışmıyor. Sadece çocuklarımıza bakıp ev işleriyle uğraşıp bana kadınlık yapıyorlar. Sadece Polen çalışıyordu ki artık o da bıraktı işi. Melis de aynı şekilde bir işte çalışmıyor. Ben bile aslında sadece meşgale olsun ve kendimi geliştireyim diye 3 yıldır sahibi olduğum hastanede arada bir çalışıyorum. Yoksa sahip olduğum malvarlığımla ve şirketlerle hiçbir şey yapmasam da olur. Hatta sanırım birkaç yıl içinde öyle yapacağım. Sonuçta ilgilenmem gereken çok fazla kadın ve çocuğum var…

7 ay sonrasından edit:

Eşim Ceyda’dan bir diğer kızım Lara oldu. Polen de çocuğumuzu doğurdu. Aras adını koyduk. Bu ikinci oğlum oldu. Ayrıca annem Aysun hamile kaldı. 52 yaşında hamile kaldı… Aslında şaşırılacak bir şey de yok görseniz 35 dersiniz ne 52’si 😀

Bundan sonra kesin bir doğum kontrolü için doğum yapabilecek olan kadınlarıma alet taktırdım. Annem doğurduktan sonra ona da taktıracam. Bu kadar çocuk yeter daha fazlasıyla kim uğraşacak? 6+1 kadın ve 6 çocuk var sonuçta…..

Sex hikaye - Seks hikayeleri - Sikiş hikayeler:

  • hamile yengemin içine boşaldım
  • hdsekshıkaye

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir